uğratmak

Anlamlar

مَرَّرَ — يُمَرِّرُ · تَمْرِير

لا أريد أن أمرر أحدا بهذه العمليات الصعبة، فليكن الجميع مرتاحين.

Bu zorlu süreçlerden kimseyi uğratmak istemiyorum, herkes rahat etsin.

عَرَّضَ — يُعَرِّضُ · تَعْرِيض

ليس من الصواب تعريض أحد لمواقف خطيرة، يجب أن تكون السلامة أولويتنا.

Kimseyi tehlikeli durumlara uğratmak doğru değil, güvenlik önceliğimiz olmalı.

لا أريد أن أجعل أحدا يمر بهذه الآلام، فليعيش الجميع حياة سعيدة.

Bu acıları kimseye uğratmak istemem, herkes mutlu bir yaşam sürsün.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler