ufak

يَعِيشُونَ فِي مَنْزِلٍ صَغِيرٍ لَكِنَّهُمْ سُعَدَاءُ جِدًّا.

Ufak bir evde yaşıyorlar ama çok mutlular.

نَحْنُ بِحَاجَةٍ إِلَى إِجْرَاءِ تَغْيِيرٍ طَفِيفٍ.

Ufak bir değişiklik yapmamız gerekiyor.