ukala

إِنَّهُ يُظْهِرُ مَوْقِفًا مُتَشَاطِرًا لِلْغَايَةِ لِدَرَجَةِ أَنْ لَا أَحَدَ يُرِيدُ التَّحَدُّثَ مَعَهُ.

O kadar ukala bir tavır sergiliyor ki, kimse onunla konuşmak istemiyor.

أَنَا لَا أُحِبُّ النَّاسَ الْمُتَعَالِمِينَ، إِنَّهُمْ يَعْتَقِدُونَ أَنَّهُمْ يَعْرِفُونَ كُلَّ شَيْءٍ.

Ukala insanları sevmem, her şeyi bildiklerini sanırlar.

إِنَّهُ يُحَاوِلُ تَحْقِيرَ النَّاسِ مِنْ خِلَالِ التَّحَدُّثِ بِطَرِيقَةٍ مُتَكَبِّرَةٍ.

Ukala bir şekilde konuşarak insanları aşağılamaya çalışıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler