رَاتِب — رَوَاتِب
فِي الْعَصْرِ الْعُثْمَانِيِّ، كَانَ الرَّاتِبُ مَصْدَرَ دَخْلٍ مُهِمًّا لِلْجُنُودِ، مِمَّا يَضْمَنُ مَعِيشَتَهُمْ.
Osmanlı döneminde ulufe, askerlerin geçimini sağlayan önemli bir gelir kaynağıydı.
فِي الْعَصْرِ الْعُثْمَانِيِّ، كَانَ الرَّاتِبُ مَصْدَرَ دَخْلٍ مُهِمًّا لِلْجُنُودِ، مِمَّا يَضْمَنُ مَعِيشَتَهُمْ.
Osmanlı döneminde ulufe, askerlerin geçimini sağlayan önemli bir gelir kaynağıydı.
كَانَتِ الْمُخَصَّصَاتُ نَوْعًا مِنَ الْبَدَلِ تَدْفَعُهُ الدَّوْلَةُ عَلَى فَتَرَاتٍ مُنْتَظَمَةٍ.
Ulufe, devlet tarafından belirli aralıklarla ödenen bir tür ödenekti.