umulmadık

أَضَاءَتْ زِيَارَةٌ مُفَاجِئَةٌ يَوْمَنَا وَجَعَلَتْنَا سُعَدَاءَ لِلْغَايَةِ.

Umulmadık bir ziyaret, günümüzü aydınlattı ve bizi çok mutlu etti.

فَاجَأَ هَذَا الْخَبَرُ غَيْرُ الْمُتَوَقَّعِ الْجَمِيعَ وَأَسْعَدَهُمْ.

Umulmadık bir anda gelen bu haber, herkesi şaşırttı ve sevindirdi.

نَتِيجَةً لِحَدَثٍ غَيْرِ مُنْتَظَرٍ، اضْطُرِرْنَا إِلَى تَغْيِيرِ خُطَطِنَا بِالْكَامِلِ.

Umulmadık bir olay sonucu, planlarımız tamamen değişmek zorunda kaldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler