أَهْتَمُّ كَثِيرًا بِمَا يُفَكِّرُ فِيهِ النَّاسُ.
İnsanların ne düşündüğünü çok umursuyorum.
أَهْتَمُّ كَثِيرًا بِمَا يُفَكِّرُ فِيهِ النَّاسُ.
İnsanların ne düşündüğünü çok umursuyorum.
لَمْ يُعْطِ الْمُدِيرُ أَهَمِّيَّةً لِلْأَمْرِ.
Müdür konuyu umursamadı.
يَجِبُ أَنْ نُبَالِيَ بِمَشَاعِرِ الْآخَرِينَ.
Başkalarının duygularını umursamak gerekir.