umursamaz

إِنَّهُ غَيْرُ مُبَالٍ لِدَرَجَةِ أَنَّ نَتَائِجَ الِاخْتِبَارِ لَمْ تُؤَثِّرْ عَلَيْهِ عَلَى الْإِطْلَاقِ.

O kadar umursamaz ki, sınav sonuçları onu hiç etkilemedi bile.

لَا تَكُنْ لَامُبَالاً بِمَشَاعِرِ الآخَرِينَ وَحَاوِلْ أَنْ تَكُونَ أَكْثَرَ تَعَاطُفاً

Başkalarının duygularına karşı umursamaz olma ve daha empatik olmaya çalış

أَخِي مُسْتَهْتِرٌ وَلَا يَهْتَمُّ بِدُرُوسِهِ.

Kardeşim umursamaz biri, derslerine önem vermiyor.

Eşdizimler