حَتَّى فِي وَضْعٍ يَائِسٍ، مِنَ الْمُمْكِنِ إِيجَادُ مَخْرَجٍ.
Umutsuz bir durumda bile, bir çıkış yolu bulmak mümkündür.
حَتَّى فِي وَضْعٍ يَائِسٍ، مِنَ الْمُمْكِنِ إِيجَادُ مَخْرَجٍ.
Umutsuz bir durumda bile, bir çıkış yolu bulmak mümkündür.
شَعَرْتُ بِالْإِحْبَاطِ الشَّدِيدِ عِنْدَمَا حَصَلْتُ عَلَى دَرَجَةٍ مُنْخَفِضَةٍ فِي الِامْتِحَانِ.
Sınavdan düşük not alınca çok umutsuz hissettim.
الْأَشْخَاصُ الْفَاقِدُونَ لِلْأَمَلِ يَفْقِدُونَ عَادَةً دَوَافِعَهُمْ تُجَاهَ الْحَيَاةِ.
Umutsuz insanlar, genellikle hayata karşı motivasyonlarını kaybederler.
يَائِسَة، مَيْئُوس، كَسِير الجَنَاح، قَانِط