سَأَفْعَلُ كُلَّ مَا بِوُسْعِي لِأُنْسِيَكَ هَذَا الْأَلَمَ.
Bu acıyı sana unutturmak için elimden geleni yapacağım.
سَأَفْعَلُ كُلَّ مَا بِوُسْعِي لِأُنْسِيَكَ هَذَا الْأَلَمَ.
Bu acıyı sana unutturmak için elimden geleni yapacağım.
يَجْعَلُ التِّلْفِزْيُونُ النَّاسَ يَنْسَوْنَ الْمَشَاكِلَ الْحَقِيقِيَّةَ.
Televizyon, insanlara gerçek sorunları unutturuyor.
تَصْرِفُ الْأَلْعَابُ الْأَطْفَالَ عَنْ تَذَكُّرِ دُرُوسِهِمْ.
Oyunlar, çocuklara derslerini unutturuyor.
إِنْسَاء