usta

إِنَّهُ حِرَفِيٌّ مَاهِرٌ لِلْغَايَةِ.

O, çok yetenekli bir usta.

صَانِع — صُنَّاع

صَنَعَ هَذَا الْأَثَاثَ صَانِعٌ مَاهِرٌ.

Bu mobilyayı bir usta yaptı.

اَلْأُسْطَى يُصْلِحُ السَّيَّارَةَ فِي الْوَرْشَةِ.

Usta arabayı atölyede tamir ediyor.

Ayrıca: مَاهِر، مُعَلِّم

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler