usulca

أَغْلَقْتُ الْبَابَ بِهُدُوءٍ بَيْنَمَا كَانَ الطِّفْلُ نَائِمًا.

Bebek uyurken usulca kapıyı kapattım.

رَبَتُّ عَلَى الطَّائِرِ الْجَرِيحِ بِرِفْقٍ.

Yaralı kuşu usulca okşadım.

اقْتَرَبَ مِنِّي بِلُطْفٍ وَهَمَسَ بِشَيْءٍ مَا.

Usulca yanıma yaklaştı ve bir şeyler fısıldadı.