بَدَأَ التَّحْقِيقُ فِي مَزَاعِمِ الْفَسَادِ.
Usulsüzlük iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.
بَدَأَ التَّحْقِيقُ فِي مَزَاعِمِ الْفَسَادِ.
Usulsüzlük iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.
تَمَّ اكْتِشَافُ مُخَالَفَةٍ كَبِيرَةٍ فِي الشَّرِكَةِ.
Şirkette büyük bir usulsüzlük tespit edildi.
زُعِمَ أَنَّ تَزْوِيرًا قَدْ حَدَثَ فِي الِانْتِخَابَاتِ.
Seçimlerde usulsüzlük yapıldığı iddia edildi.