utanma

الشَّخْصُ الَّذِي لَيْسَ لَدَيْهِ حَيَاءٌ يَفْعَلُ أَيَّ شَيْءٍ دُونَ خَجَلٍ.

Utanması olmayan bir kişi, utanmadan her şeyi yapar.

شَعَرَ بِخَجَلٍ عَمِيقٍ بِسَبَبِ الْخَطَأِ الَّذِي ارْتَكَبَهُ.

Yaptığı hatadan dolayı derin bir utanma hissetti.

حَرَج — أَحْرَاج

يَشْعُرُ بِالْحَرَجِ عِنْدَ التَّحَدُّثِ فِي الْأَمَاكِنِ الْعَامَّةِ.

Toplum içinde konuşurken utanma duygusu yaşıyor.

İlişkili Kelimeler