uyarıcı

الْقَهْوَةُ مَشْرُوبٌ لَهُ تَأْثِيرٌ مُنَبِّهٌ.

Kahve, uyarıcı etkisi olan bir içecektir.

هَذَا الدَّوَاءُ مُنَشِّطٌ قَوِيٌّ وَيَجِبُ اسْتِخْدَامُهُ بِحَذَرٍ شَدِيدٍ.

Bu ilaç güçlü bir uyarıcıdır ve çok dikkatli kullanılmalıdır.

كَانَتْ هَذِهِ الْمُحَاضَرَةُ مُحَفِّزَةً لِلْغَايَةِ لِلْمُسْتَمِعِينَ.

Bu konuşma, dinleyiciler için çok uyarıcı oldu.

Ayrıca: مُثِير

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler