تَابِع — تَوَابِع
أَصْبَحَتْ هَذِهِ الدَّوْلَةُ الصَّغِيرَةُ تَابِعَةً لِدَوْلَةٍ كَبِيرَةٍ.
Bu küçük ülke, büyük bir devletin uydusu haline geldi.
أَصْبَحَتْ هَذِهِ الدَّوْلَةُ الصَّغِيرَةُ تَابِعَةً لِدَوْلَةٍ كَبِيرَةٍ.
Bu küçük ülke, büyük bir devletin uydusu haline geldi.
الْقَمَرُ تَابِعٌ طَبِيعِيٌّ لِلْأَرْضِ.
Ay, Dünya'nın doğal uydusudur.
تُخَطِّطُ الحُكُومَةُ لِإِطْلَاقِ قَمَرٍ صِنَاعِيٍّ جَدِيدٍ لِلِاتِّصَالَاتِ.
Hükümet, iletişim için yeni bir uydu fırlatmayı planlıyor.
تَابِعَة، قَمَر صُنْعِيّ