نشر الصحفي قصة مختلقة بالكامل.
Gazeteci, tamamen uydurma bir hikaye yayınladı.
نشر الصحفي قصة مختلقة بالكامل.
Gazeteci, tamamen uydurma bir hikaye yayınladı.
هذه الوثائق مزيفة وليست حقيقية.
Bu belgeler uydurma, gerçek değiller.
تحركت الشرطة بناء على بلاغ وهمي.
Polis, uydurma bir ihbar üzerine harekete geçti.
يمكن أن تؤدي الأخبار الكاذبة إلى تضليل في المجتمع.
Uydurma haberler, toplumda yanlış bilgilendirmeye yol açabilir.