uygulanmak

سَيَتِمُّ تَطْبِيقُ الْقَوَاعِدِ الْجَدِيدَةِ عَلَى جَمِيعِ الْمُوَظَّفِينَ بِالتَّسَاوِي.

Yeni kurallar, tüm çalışanlara eşit şekilde uygulanacak.

سَيَتِمُّ تَنْفِيذُ هَذَا الْمَشْرُوعِ بِدَعْمٍ مِنَ الْحُكُومَةِ فِي الْعَامِ الْمُقْبِلِ.

Bu proje, hükümetin desteğiyle önümüzdeki yıl uygulanacak.

تُمَارَسُ هَذِهِ الْعَادَةُ فِي هَذِهِ الْقَرْيَةِ مُنْذُ قُرُونٍ.

Bu gelenek, yüzyıllardır bu köyde uygulanmaktadır.

İlişkili Kelimeler