uygun görmek

رَأَى الْمُدِيرُ أَنَّهُ مِنَ الْمُنَاسِبِ دَعْمُ الْمَشْرُوعِ وَوَافَقَ عَلَيْهِ.

Müdür, projeyi desteklemeyi uygun gördü ve onayladı.

وَجَدَتِ الشَّرِكَةُ أَنَّهُ مِنَ الْمُلَائِمِ فَتْحُ فَرْعٍ جَدِيدٍ.

Şirket, yeni bir şube açmayı uygun gördü.

İlişkili Kelimeler