uyuklamak

غَفَا الرَّجُلُ الْعَجُوزُ وَهُوَ جَالِسٌ عَلَى كُرْسِيِّهِ.

Yaşlı adam koltuğunda otururken uyukladı.

بَدَأْتُ أَنْعَسُ عَلَى الْأَرِيكَةِ أَثْنَاءَ مُشَاهَدَةِ الْفِيلْمِ.

Film izlerken koltukta uyuklamaya başladım.

İlişkili Kelimeler