uzatılmak

اضْطُرَّ الْعَقْدُ إِلَى أَنْ يَتِمَّ تَمْدِيدُهُ لِمُدَّةِ عَامٍ آخَرَ.

Sözleşme, bir yıl daha uzatılmak zorunda kaldı.

أُرِيدَ تَطْوِيلُ الْفُسْتَانِ لِيَبْدُوَ أَكْثَرَ أَنَاقَةً.

Elbise, daha şık görünmesi için uzatılmak istendi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler