uzatmalı

يُوَفِّرُ هَذَا الْعَقْدُ الْمُمَدَّدُ فُرْصَةً عَظِيمَةً لِلشَّرِكَةِ.

Bu uzatmalı sözleşme, şirket için büyük bir fırsat sunuyor.

كَانَ الْجَمِيعُ مُتْعَبِينَ لِلْغَايَةِ بَعْدَ اجْتِمَاعٍ مُطَوَّلٍ.

Uzatmalı bir toplantıdan sonra herkes çok yorgundu.

كَانَتِ الْعُطْلَةُ الْمُمَدَّدَةُ فُرْصَةً رَائِعَةً لِلِاسْتِرْخَاءِ.

Uzatmalı tatil, dinlenmek için harika bir fırsattı.

İlişkili Kelimeler