vücut

جِسْم — أَجْسَام

بَعْدَ الْجَرْيِ فِي الْحَدِيقَةِ أَشْعُرُ بِأَلَمٍ فِي جِسْمِي كُلِّهِ، فَأَذْهَبُ إِلَى الْبَيْتِ لِأَرْتَاحَ.

Parkta koştuktan sonra bütün vücudumda ağrı hissediyorum, dinlenmek için eve gidiyorum.

بَدَن — أَبْدَان

يَجِبُ أَنْ نُحَافِظَ عَلَى دِفْءِ أَبْدَانِنَا فِي الطَّقْسِ الْبَارِدِ.

Soğuk havalarda vücudumuzu sıcak tutmalıyız.

جَسَد — أَجْسَاد

الرُّوحُ وَالْجَسَدُ هُمَا وَحْدَةٌ وَاحِدَةٌ.

Ruh ve vücut bir bütündür.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler