vaat

وَعْد — وُعُود

يُقَدِّمُ السِّيَاسِيُّونَ الْعَدِيدَ مِنَ الْوُعُودِ قَبْلَ الِانْتِخَابَاتِ.

Seçimlerden önce politikacılar birçok vaatte bulunurlar.

عَهْد — عُهُود

لَقَدْ فَعَلَ كُلَّ مَا فِي وُسْعِهِ لِلْوَفَاءِ بِالْعَهْدِ الَّذِي قَطَعَهُ.

O, verdiği vaadi tutmak için elinden geleni yaptı.

تَعَهَّدَتِ الشَّرِكَةُ بِتَوْفِيرِ ظُرُوفٍ أَفْضَلَ لِمُوَظَّفِيهَا.

Şirket, çalışanlarına daha iyi koşullar vaat etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler