الْوَحْشِيَّةُ الَّتِي حَدَثَتْ خِلَالَ الْحَرْبِ لَا تُمْحَى مِنْ ذَاكِرَةِ النَّاسِ.
Savaş sırasında yaşanan vahşet, insanların hafızalarından silinmiyor.
الْوَحْشِيَّةُ الَّتِي حَدَثَتْ خِلَالَ الْحَرْبِ لَا تُمْحَى مِنْ ذَاكِرَةِ النَّاسِ.
Savaş sırasında yaşanan vahşet, insanların hafızalarından silinmiyor.
الْهَمَجِيَّةُ ضِدَّ الْحَيَوَانَاتِ سُلُوكٌ غَيْرُ مَقْبُولٍ.
Hayvanlara karşı yapılan vahşet, kabul edilemez bir davranıştır.
مَشَاهِدُ الْفَظَاعَةِ فِي هَذَا الْفِيلْمِ أَثَّرَتْ بِعُمْقٍ فِي الْمُشَاهِدِينَ.
Bu filmdeki vahşet sahneleri, izleyicileri derinden etkiledi.
دَمَوِيَّة، بَرْبَرِيَّة، شَرَاسَة، مَقْتَلَة، عَرَامَة