vakıa

حَقِيقَة — حَقَائِق

هَذَا الْحَدَثُ هُوَ حَقِيقَةٌ تَارِيخِيَّةٌ وَقَدْ ثَبَتَ بِالْوَثَائِقِ.

Bu olay, tarihte yaşanmış bir vakıadır ve belgelerle kanıtlanmıştır.

الْأَزْمَةُ الِاقْتِصَادِيَّةُ هِيَ وَاقِعٌ مَرِيرٌ يُوَاجِهُهُ بَلَدُنَا.

Ekonomik kriz, ülkemizin karşı karşıya olduğu acı bir vakıadır.

كَانَ حَادِثُ الْمُرُورِ أَمْسِ وَاقِعَةً حَزِينَةً أَثَّرَتْ فِينَا جَمِيعًا بِعُمْقٍ.

Dünkü trafik kazası, hepimizi derinden etkileyen üzücü bir vakıa oldu.

İlişkili Kelimeler