vaka

بَدَأَتِ الشُّرْطَةُ فِي فَحْصِ مَسْرَحِ الْجَرِيمَةِ لِلتَّحْقِيقِ فِي تَفَاصِيلِ الْوَاقِعَةِ.

Polis, olay yerinde inceleme yaparak vakanın detaylarını araştırmaya başladı.

هَذِهِ الْحَادِثَةُ الَّتِي وَقَعَتْ نَتِيجَةَ حَادِثٍ مُرُورِيٍّ أَحْزَنَتِ الْجَمِيعَ بِشِدَّةٍ.

Trafik kazası sonucu meydana gelen bu vaka, herkesi derinden üzdü.

قَضِيَّة — قَضَايَا

عَمِلَتِ الْمَحْكَمَةُ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ لِحَلِّ هَذِهِ الْقَضِيَّةِ الْمُعَقَّدَةِ.

Mahkeme, bu karmaşık vakayı çözmek için uzun süre çalıştı.

هَذِهِ حَالَةٌ نَادِرَةٌ فِي الْمُسْتَشْفَى.

Bu hastanede nadir görülen bir vakadır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler