وقف — يوقف · توقيف
أراد جدي أن يوقف جزءا من ممتلكاته للمؤسسات التعليمية.
Dedem, mal varlığının bir kısmını eğitim kurumlarına vakfetmek istedi.
أراد جدي أن يوقف جزءا من ممتلكاته للمؤسسات التعليمية.
Dedem, mal varlığının bir kısmını eğitim kurumlarına vakfetmek istedi.
قال الطبيب الشاب إنه يريد أن يكرس حياته لمساعدة الناس.
Genç doktor, hayatını insanlara yardım etmeye vakfetmek istediğini söyledi.
قررت الشركة تخصيص جزء من دخلها للمشاريع البيئية.
Şirket, gelirinin bir bölümünü çevre projelerine vakfetmek için karar aldı.