فَاتِنَة — فَاتِنَات
بَدَتْ وَكَأَنَّهَا فَاتِنَةٌ كَامِلَةٌ بِأَحْمَرِ شِفَاهِهَا وَمَلَابِسِهَا الْجَرِيئَةِ.
O, kırmızı ruju ve iddialı kıyafetleriyle tam bir vamp gibi görünüyordu.
بَدَتْ وَكَأَنَّهَا فَاتِنَةٌ كَامِلَةٌ بِأَحْمَرِ شِفَاهِهَا وَمَلَابِسِهَا الْجَرِيئَةِ.
O, kırmızı ruju ve iddialı kıyafetleriyle tam bir vamp gibi görünüyordu.
نَجَحَتْ شَخْصِيَّةُ الْمُغْرِيَةِ فِي الْفِيلْمِ فِي التَّأْثِيرِ عَلَى الْجَمِيعِ.
Filmdeki vamp karakteri, herkesi etkisi altına almayı başarıyordu.