الْأَعْمَالُ فِي السُّوقِ هَذِهِ الْأَيَّامَ مُتَقَلِّبَةٌ، لَا نَعْرِفُ مَاذَا سَيَحْدُثُ.
Bu aralar piyasada işler var yok gibi, ne olacağı belirsiz.
الْأَعْمَالُ فِي السُّوقِ هَذِهِ الْأَيَّامَ مُتَقَلِّبَةٌ، لَا نَعْرِفُ مَاذَا سَيَحْدُثُ.
Bu aralar piyasada işler var yok gibi, ne olacağı belirsiz.
الْوَضْعُ الِاقْتِصَادِيُّ مُتَأَرْجِحٌ، وَهَذَا يُقْلِقُ الْمُسْتَثْمِرِينَ.
Ekonomik durum var yok arasında gidip geliyor, bu da yatırımcıları endişelendiriyor.
الطَّقْسُ غَيْرُ مُسْتَقِرٍّ، أَحْيَانًا مُشْمِسٌ وَأَحْيَانًا مُمْطِرٌ.
Hava durumu var yok gibi, bazen güneşli bazen yağmurlu oluyor.