يُمْكِنُنَا الْوُصُولُ إِلَى اسْتِنْتَاجٍ مَنْطِقِيٍّ مِنْ هَذِهِ الْأَدِلَّةِ.
Bu kanıtlardan mantıklı bir vargıya ulaşabiliriz.
يُمْكِنُنَا الْوُصُولُ إِلَى اسْتِنْتَاجٍ مَنْطِقِيٍّ مِنْ هَذِهِ الْأَدِلَّةِ.
Bu kanıtlardan mantıklı bir vargıya ulaşabiliriz.
كَانَتْ نَتِيجَةُ الْبَحْثِ مُخْتَلِفَةً عَمَّا تَوَقَّعْنَاهُ.
Araştırmanın vargısı, beklediğimizden farklıydı.
كَانَتْ خُلَاصَةُ الْعَرْضِ التَّقْدِيمِيِّ أَنَّ الْمَشْرُوعَ كَانَ نَاجِحًا.
Sunumun vargısı, projenin başarılı olduğu yönündeydi.