vasıflandırmak

وَصَفَ الصَّحَفِيُّ الْحَدَثَ بِكُلِّ تَفَاصِيلِهِ.

Gazeteci, olayı tüm detaylarıyla vasıflandırdı.

نَعَتَ الْمُعَلِّمُ أَعْمَالَ الطُّلَّابِ بِعِبَارَاتٍ إِيجَابِيَّةٍ.

Öğretmen, öğrencilerin çalışmalarını olumlu ifadelerle vasıflandırdı.

İlişkili Kelimeler