vazifelendirmek

كَلَّفَ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفَ بِهَذِهِ الْمُهِمَّةِ.

Müdür çalışanı bu işle görevlendirdi.

عَيَّنَتِ الشَّرِكَةُ مُهَنْدِسًا جَدِيدًا لِإِدَارَةِ المَشْرُوعِ.

Şirket projeyi yönetmek için yeni bir mühendis görevlendirdi.

وَكَّلَ الْمُحَامِي مُوَكِّلَهُ لِتَمْثِيلِهِ فِي الْمَحْكَمَةِ.

Avukat, müvekkilini mahkemede temsil etmek için vazifelendirdi.

İlişkili Kelimeler