كَانَ يُعْتَبَرُ وَلِيًّا كَبِيرًا مِنْ أَوْلِيَاءِ اللَّهِ فِي عَصْرِهِ.
O, yaşadığı dönemde büyük bir veliyullah olarak kabul ediliyordu.
كَانَ يُعْتَبَرُ وَلِيًّا كَبِيرًا مِنْ أَوْلِيَاءِ اللَّهِ فِي عَصْرِهِ.
O, yaşadığı dönemde büyük bir veliyullah olarak kabul ediliyordu.
فِي هَذِهِ الْقَرْيَةِ، كَانَ الْجَمِيعُ يَعْتَبِرُونَهُ رَجُلًا صَالِحًا.
Bu köyde, herkes onu veliyullah olarak görürdü.