velut

هَذِهِ الْأَرَاضِي خَصْبَةٌ جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّهَا تُنْتِجُ جَمِيعَ أَنْوَاعِ الْمَحَاصِيلِ.

Bu topraklar çok velut olduğu için her türlü ürün yetişiyor.

قَدَّمَ الكَاتِبُ العَدِيدَ مِنَ الأَعْمَالِ بِقَلَمٍ مُثْمِرٍ.

Yazar, velut bir kalemle birçok eser ortaya koydu.

يُفَضِّلُ المُزَارِعُونَ هَذَا النَّوْعَ مِنَ الأَغْنَامِ لِأَنَّهُ وَلُودٌ لِلْغَايَةِ.

Bu koyun cinsi çok velut olduğu için çiftçiler tarafından tercih ediliyor.

Eşdizimler