وَقَعَ حَادِثٌ مُرُورِيٌّ مَسَاءَ أَمْسِ فِي وَسَطِ الْمَدِينَةِ وَأُصِيبَ فِيهِ عِدَّةُ أَشْخَاصٍ.
Trafik kazası dün akşam şehir merkezinde vuku buldu ve birçok kişi yaralandı.
وَقَعَ حَادِثٌ مُرُورِيٌّ مَسَاءَ أَمْسِ فِي وَسَطِ الْمَدِينَةِ وَأُصِيبَ فِيهِ عِدَّةُ أَشْخَاصٍ.
Trafik kazası dün akşam şehir merkezinde vuku buldu ve birçok kişi yaralandı.
عَادَةً مَا تَحْدُثُ الْكَوَارِثُ الطَّبِيعِيَّةُ فِي لَحْظَةٍ غَيْرِ مُتَوَقَّعَةٍ وَتُسَبِّبُ أَضْرَارًا جَسِيمَةً.
Doğal afetler genellikle beklenmedik bir anda vuku bulur ve büyük zararlara yol açar.