vurgulamak

شَدَّدَ الْمُدِيرُ عَلَى أَهَمِّيَّةِ الِالْتِزَامِ بِالْمَوَاعِيدِ النِّهَائِيَّةِ لِلْمَشْرُوعِ.

Müdür, proje için son teslim tarihlerine uymanın önemini vurguladı.

أَكَّدَ الْمُعَلِّمُ أَنَّ هَذَا الْمَوْضُوعَ سَيَظْهَرُ فِي الِامْتِحَانِ.

Öğretmen, sınavda bu konunun çıkacağını vurguladı.

أَبْرَزَ المُعَلِّمُ أَهَمِّيَّةَ القِرَاءَةِ فِي كَلِمَتِهِ.

Öğretmen konuşmasında okumanın önemini vurguladı.

Ayrıca: لَفَتَ الِانْتِبَاهَ إِلَى

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler