لَقَدْ أَضْعَفُوا الْعَدُوَّ تَدْرِيجِيًّا بِاسْتِخْدَامِ تَكْتِيكَاتِ الْكَرِّ وَالْفَرِّ فِي الْحَرْبِ.
Savaşta vurkaç taktiği kullanarak düşmanı yavaş yavaş zayıflattılar.
لَقَدْ أَضْعَفُوا الْعَدُوَّ تَدْرِيجِيًّا بِاسْتِخْدَامِ تَكْتِيكَاتِ الْكَرِّ وَالْفَرِّ فِي الْحَرْبِ.
Savaşta vurkaç taktiği kullanarak düşmanı yavaş yavaş zayıflattılar.
سَرَقَ اللُّصُوصُ أَشْيَاءَ كَثِيرَةً مِنَ الْمَتْجَرِ بِطَرِيقَةِ الْهُجُومِ الْخَاطِفِ.
Hırsızlar vurkaç yöntemiyle dükkandan birçok şey çaldılar.
أَلْقَتِ الشُّرْطَةُ الْقَبْضَ عَلَى الْمُجْرِمِينَ بِعَمَلِيَّةٍ خَاطِفَةٍ.
Polis, vurkaç operasyonuyla suçluları yakaladı.