vuru

اسْتَخْدَمَ الطَّبِيبُ سَمَّاعَةَ الطَّبِيبِ لِلِاسْتِمَاعِ إِلَى نَبَضَاتِ قَلْبِ الْمَرِيضِ.

Doktor, hastanın kalp vuruşlarını dinlemek için stetoskop kullandı.

أَسْقَطَ الْمُلَاكِمُ خَصْمَهُ أَرْضًا بِتَوْجِيهِ ضَرْبَةٍ قَوِيَّةٍ إِلَيْهِ.

Boksör, rakibine güçlü bir vuruş yaparak onu yere serdi.

İlişkili Kelimeler