vurulmak

أُصِيبَ الْعَدِيدُ مِنَ الْجُنُودِ بِالرَّصَاصِ وَفَقَدُوا حَيَاتَهُمْ خِلَالَ الْحَرْبِ.

Savaş sırasında birçok asker vuruldu ve hayatını kaybetti.

وَقَعْتُ فِي حُبِّ تِلْكَ الْفَتَاةِ مِنَ النَّظْرَةِ الْأُولَى وَتَغَيَّرَتْ حَيَاتِي.

İlk görüşte o kıza vuruldum ve hayatım değişti.

İlişkili Kelimeler