yönlendirmek

وَجَّهَ الْمُعَلِّمُ الطُّلَّابَ إِلَى الْمَصَادِرِ الصَّحِيحَةِ.

Öğretmen, öğrencileri doğru kaynaklara yönlendirdi.

أَرْشَدَ الْمُرْشِدُ السُّيَّاحَ إِلَى الْأَمَاكِنِ التَّارِيخِيَّةِ فِي الْمَدِينَةِ.

Rehber, turistleri şehrin tarihi mekanlarına yönlendirdi.

وَضَعَ الْقَائِدُ اسْتِرَاتِيجِيَّاتٍ لِقِيَادَةِ فَرِيقِهِ نَحْوَ النَّجَاحِ.

Lider, ekibini başarıya yönlendirmek için stratejiler geliştirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler