yük olmak

لَمْ أُرِدْ أَنْ أَكُونَ عِبْئًا عَلَى أَحَدٍ، لِذَلِكَ حَاوَلْتُ دَائِمًا أَنْ أَقِفَ عَلَى قَدَمَيَّ.

Kimseye yük olmak istemediğim için her zaman kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalıştım.

الشَّابُّ الَّذِي لَا يُرِيدُ أَنْ يُثْقِلَ عَلَى وَالِدَيْهِ الْمُسِنِّينَ، فَعَلَ كُلَّ مَا فِي وُسْعِهِ لِرِعَايَتِهِمْ.

Yaşlı anne babasına yük olmak istemeyen genç adam, onlara bakmak için elinden geleni yaptı.

Eşdizimler