yürütücü

مُدِيرُ الْمَشْرُوعِ يُتَابِعُ جَمِيعَ الْعَمَلِيَّاتِ عَنْ كَثَبٍ.

Projenin yürütücüsü, tüm süreçleri yakından takip ediyor.

مُنَفِّذُ هَذَا الْقَرَارِ هُوَ رَئِيسُ الْأَقْسَامِ الْمَعْنِيَّةِ.

Bu kararın yürütücüsü, ilgili departmanların başkanıdır.

قَائِدُ العَمَلِيَّةِ كَانَ جُنْدِيًّا مُتَمَرِّسًا.

Operasyonun yürütücüsü, deneyimli bir askerdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler