yürüyüş

نَظَّمَ الطُّلَّابُ مَسِيرَةً لِلَفْتِ الِانْتِبَاهِ إِلَى الْمَشَاكِلِ فِي التَّعْلِيمِ.

Öğrenciler, eğitimdeki sorunlara dikkat çekmek için bir yürüyüş düzenlediler.

بَعْدَ الْعَشَاءِ، قُمْنَا بِتَجَوُّلٍ قَصِيرٍ عَلَى الشَّاطِئِ.

Akşam yemeğinden sonra sahilde kısa bir yürüyüş yaptık.

أُحِبُّ الْقِيَامَ بِمَشْيٍ طَوِيلٍ فِي الْغَابَةِ فِي عُطُلَاتِ نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ.

Hafta sonları ormanda uzun yürüyüşler yapmayı çok seviyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler