yüz vermemek

شَرَحْتُ مَشَاكِلِي لَكِنَّهُ لَمْ يُبَالِ عَلَى الْإِطْلَاقِ.

Sorunlarımı anlattım ama hiç yüz vermedi.

شَعَرَ الطَّالِبُ الْجَدِيدُ بِالْوَحْدَةِ الشَّدِيدَةِ لِأَنَّ الْجَمِيعَ تَجَاهَلُوهُ.

Yeni gelen öğrenciye kimse yüz vermediği için çok yalnız hissetti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler