وبّخ — يوبّخ · توبيخ
اضطر المعلم إلى توبيخ الطلاب الذين أحدثوا مشاكل.
Öğretmen, yaramazlık yapan öğrencileri yüzlemek zorunda kaldı.
اضطر المعلم إلى توبيخ الطلاب الذين أحدثوا مشاكل.
Öğretmen, yaramazlık yapan öğrencileri yüzlemek zorunda kaldı.
أنب الأب ابنه لفشله في الامتحان.
Babası, sınavda başarısız olduğu için oğlunu yüzledi.
غطت أمي الوسائد بأقمشة جديدة.
Annem, yastıkları yeni kumaşlarla yüzledi.