yüzsüz

إِنَّهُ وَقِحٌ لِلْغَايَةِ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ يَلُومُ الْآخَرِينَ بَدَلاً مِنَ الِاعْتِرَافِ بِخَطَئِهِ.

O kadar yüzsüz ki, yaptığı hatayı kabul etmek yerine başkalarını suçluyor.

لَمْ أُقَابِلْ شَخْصًا عَدِيمَ الْحَيَاءِ كَهَذَا مِنْ قَبْلُ.

Bu kadar yüzsüz bir insanla daha önce hiç karşılaşmamıştım.

الْجَمِيعُ يَبْتَعِدُونَ عَنْهُ بِسَبَبِ سُلُوكِهِ قَلِيلِ الْأَدَبِ.

Yüzsüz davranışları yüzünden herkes ondan uzak duruyor.

İlişkili Kelimeler