أَصْبَحَتْ شَجَرَةُ الدُّلْبِ الْعُمَرِيِّ هَذِهِ رَمْزًا لِلْقَرْيَةِ.
Bu yüzyıllık çınar ağacı, köyün simgesi haline gelmiştir.
أَصْبَحَتْ شَجَرَةُ الدُّلْبِ الْعُمَرِيِّ هَذِهِ رَمْزًا لِلْقَرْيَةِ.
Bu yüzyıllık çınar ağacı, köyün simgesi haline gelmiştir.
لَا يَزَالُ تَقْلِيدٌ دَامَ قَرْنًا مِنَ الزَّمَانِ مُسْتَمِرّاً بِنَفْسِ الْحَمَاسِ.
Yüzyıllık bir gelenek, hala aynı coşkuyla sürdürülüyor.
تَمَّ تَرْمِيمُ هَذَا الْمَبْنَى الَّذِي لَهُ قَرْنٌ مِنَ الزَّمَانِ وَإِعَادَةُ فَتْحِهِ لِلِاسْتِخْدَامِ.
Bu yüzyıllık bina, restore edilerek yeniden kullanıma açıldı.
مِئَوِيَّة