yıkıcı

شَعَرَ الْجَمِيعُ فِي الْمَدِينَةِ بِالتَّأْثِيرِ الْمُدَمِّرِ لِلزِّلْزَالِ.

Depremin yıkıcı etkisi tüm şehirde hissedildi.

اسْتَمَرَّتِ النَّتَائِجُ التَّخْرِيبِيَّةُ لِلْحَرْبِ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.

Savaşın yıkıcı sonuçları uzun yıllar devam etti.

كَانَ الْفَيَضَانُ كَارِثِيًّا عَلَى الْقَرْيَةِ.

Sel köy için yıkıcı oldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler