yıkılmak

انْهَارَ الْمَبْنَى الْقَدِيمُ فِي الزِّلْزَالِ.

Eski bina depremde yıkıldı.

تَدَمَّرَتِ الْعَدِيدُ مِنَ الْمُدُنِ فِي الْحَرْبِ.

Savaşta birçok şehir yıkıldı.

سَقَطَتِ الشَّجَرَةُ بِسَبَبِ الرِّيَاحِ.

Rüzgardan ağaç yıkıldı.

Ayrıca: تَحَطَّمَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler