yıktırmak

اتَّفَقَ مَعَ شَرِكَةِ هَدْمٍ لِيَجْعَلَهُمْ يَهْدِمُونَ مَنْزِلَهُ الْقَدِيمَ.

Eski evini yıktırmak için bir yıkım şirketiyle anlaştı.

تَحَرَّكَتِ الْبَلَدِيَّةُ لِتَكْلِيفِ جِهَاتٍ بِهَدْمِ الْمَبَانِي الْخَطِرَةِ.

Belediye, tehlikeli yapıları yıktırmak için harekete geçti.

İlişkili Kelimeler